“Uzun zamandan beri nedenini bir türlü bulamadığım bir mutsuzluk söz konusu,  birçok kişiye göre “birçok şeye” sahibim ancak yine de mutlu olamıyorum, her geçen gün daha çok huzursuz ediyor bu mutsuzluk hali” bazı danışanlarımdan sıklıkla duymaktayım bu cümleyi. Kimi danışanlarımsa, “ben kronik olarak mutsuz biri miyim?” sorusuyla ilk seansa gelmektedirler.

 

Mutsuzluk

Mutlu veya mutsuz olmak;

  • Bireyin belirlediği yaşam standardına,
  • Gündelik yaşamdan beklentilerine,
  • Yaşantısından aldığı doyun düzeyine,
  • Mutlu olmaya ya da olamamaya yönelik yüklediği anlama,
  • Tam olarak kast ettiği “mutsuzluk halinden” ne kast ettiğini bildiğine vb. birçok faktöre göre değişmektedir.

 

Son zamanlarda, “hayattan keyif alamıyorum”, “ne yapsam mutlu olamıyorum”, “iç huzursuzluğumu bir türlü değiştiremiyorum”, “artık yaptığım hiçbir şey keyif vermiyor,” “canım hiçbir şey yapmak istemiyor”, “insanlarla bir araya gelmek istemiyorum”, kısacası gündelik yaşamın bir parçası olamadığı hissiyatı ile şikâyetini dile getiren birçok birey bu sıkıntılarından ötürü destek almaya gelmektedirler.  Kişilerin uzman desteği almalarına yöneltense, hayatlarında herhangi bir değişimin olmamasına rağmen neden “şimdi” ve bu denli yoğun mutsuzluğu hissetmeleridir.

 

Mutsuzluğun Nedenleri:

 

Terapi esnasında altta yatan nedenlerin; erken dönem çocukluk yaşantısı olduğu, özellikle anne-çocuk ilişkisinde yaşanılan sıkıntılar, bir olaydan ötürü olumlu olan birçok koşulun olumsuza dönüşmesi ve bir türlü değişmeyişi vb. faktörler sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Ancak nedeni anlayabilmek adına detaylara bakılması, bireyin kişilik özelliklerinin anlaşılması, sorunlar karşısında baş etme yöntemlerinin neler olduğu bilgisinin alınması, terapi esnasında toplanan bilgiler neticesinde kişilik yapısından ötürü mü yoksa psikiyatrik bir bozukluk (depresyon gibi) olup olmadığına bakılmalıdır. Var olan mutsuzluk halinin ne zaman başladığı, ne sıklıkta ve ne kadar süreyle devam ettiği bilgisi de önemlidir.

Bireyin, mutsuzluğunu inkâr etmemesi, mutsuzluğunu önemsemesi, mutsuzluğunun nedenlerini anlamaya çalışması oldukça önemlidir.  Çünkü sabit inançlar, insanlara yönelik “güvensizlik”, olumlu yerine olumsuza odaklanma, diğer insanlarla “mutluluğunu ya da mevcut durumunu” kıyaslama vb. durumlar bireyin hayatını kontrol etmeye gayretini baltalamaktadır. Bundan ötürü, uzun zamandan beri sıkıntılarına çözüm bulamıyorsa birey, destek almaktan çekinmemelidir. Unutulmamalıdır ki, bireyin mutsuzluğu önce kendisini sonra çevresini direk olarak etkilemekte, iş yaşantısını, ilişkisini, potansiyelini, özetle yaşamına dair neler varsa örselemektedir.