İkili İlişkilerde Çatışma Yönetimi

İkili İlişkilerde Çatışma Yönetimi

Beraberlik nedir?  Her partner için farklı bir anlam ifade eder ve ilişkide olmak bu anlamların keşfedilmesini, anlaşılmasını ve yoğrularak ortak bir eser oluşturmasını gerekli kılmaktadır. Bireyler kişisel yaşamlarının ve beraberinde de ilişki çatışmasının mimarıdır. Her çift ilişkisi yeni bir mimari eserin inşa edilmesidir ve partnerlerin farklı beklentileri beraberinde anlaşmazlıkları da getirecektir.

İkili ilişkiler ve bu ilişkilerden algılanan doyum; bireyin hem iyi oluş hali hem de yaşam doyumunu belirleyen en önemli etkenlerden birisidir. Bu noktada yakın ilişkilerin kaçınılmaz bir parçası olan çatışma ve özellikle bu çatışma ile nasıl baş edildiği ilişkilerin devamlılığı ve sürdürülmesi için oldukça önemlidir.

İlişkilerde çatışma, kişilerdeki ve ihtiyaçlardaki kalıcı farklılıklardan doğan anlaşmazlıklar olarak tanımlanmaktadır. Bu açıdan ele alındığında ilişkilerde çatışmaların aynı olmadığı ortaya çıkmaktadır. Bazı çatışmalar üzerinde uzlaşma sağlanabilir yapıdayken bazı çatışmalar ise kişilerden biri ya da her ikisi için taviz verilemez konular olabilmektedir. Böyle durumlarda aynı konu üzerinde sürüp giden tartışmaların defalarca yapıldığı ve uzlaşmanın sağlanamadığı durumlar yaşanmaktadır.

Çift terapisi alanında uzun süreli deneysel çalışmalar yapmış olan John ve Julie Gottman, çiftlerin yaşadığı sorunların sadece %31 lik kısmının çözümlenebilir çatışmalardan oluştuğunu, %69 luk dilimin ise daimi sorunlar olduğundan bahseder.  Sonu gelmeyen bu çatışma kalıpları, davranışlar yada kavramlara yönelik atfedilen anlamdan kaynaklanır. Partnerlerin çatışma oluşturan olaya ya da duruma verdiği anlam keşfedilmediği takdirde partnerler birbirini anlamayacaktır. Burada hedef çatışma konusunda çıkmaza girmeden sorun hakkında konuşabiliyor olmayı ve o sorunun partner için neyi sembolize ettiğini anlayabilmeyi sağlamaktır.

Araştırmalarla keşfedilen deneylere dayalı çalışmalar, ilişki kalitesine ve bu ilişkiden alınan doyum oranına etki eden olumlu ve olumsuz davranışlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olma şansımızı arttırarak, çift çatışmalarına yönelik daha işlevsel yaklaşımlarda bulunma imkanımızı ve  çift ilişkilerinde iyileşmeyi daha olumlu kılmaktadır.

  1. Raush ilişkilerde partnerlerin; uyumlu, çatışmadan kaçınan ve münakaşayı tercih eden gibi çatışma tarzları olduğu ve bu tarzlardan son ikisinin ilişkiyi olumsuz yönde etkilediğini ileri sürmüştür. Ancak son araştırmalar göstermektedir ki tercih edilen çatışma tarzından ziyade bu tarzların her iki partner için de uyumlu olması ve 1 negatif yaşanmışlık varsa çatışma sonrasında mutlaka 5 pozitif davranışın sergilenmesi ilişkinin yolunda gitme oranını arttırmaktadır. Diğer bir deyişle; partnerlerden birisi ilişkideki çatışmadan  kaçınırken diğer partnerin münakaşa eden olması yani çatışma tarzlarının farklı olması uyuşmazlığa neden olarak belirli tekrarlayan problemlere sebebiyet verecektir.

Negatif duygunun baskın gelmesi ile partnerler yaşananları olumsuz duygu eleğinden geçirerek algılayacak ve aslında tarafsız ve pozitif olabilecek mesaj olumsuz olarak algılanacaktır. Negatif duygunun baskın gelmesi çoğunlukla  partnerlerin ilişkideki arkadaşlık ve ortak anlam alanlarının işlevsiz olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle sadece çatışma sırasında olumsuz duyguları azaltmaya çalışmak etkisiz olacaktır. Tartışma dışındaki zamanlarda da çiftin arasındaki paylaşımı arttırmanın ve duygusal yakınlığı güçlendirmenin genel anlamda ilişkide olumlu paylaşım ve duyguların arttırılması kalıcı değişimi sağlayarak ilişkiyi daha mutlu ve uzun süreli hale getirecektir.

Çiftlerin ilgi ve beğenilerini birbirleri ile paylaşmaları, duygusal olarak bağ kurmaları ve duygusal ihtiyaçlarının duyulacağını ve karşılanacağını bilerek rahatlıkla ifade edebiliyor olmaları, tartışmalar sırasında dahi birbirlerine karşı olumlu duyguları devam ettirebilmeleri ve bilinçli bir şekilde olumlu duygular inşa etme çabaları ilişkinin doyumunu etkileyen başlıca etkenler olarak belirlenmiştir.Tam olarak bu alanlardaki zorlanmalar ilişkilerin çatışma yönetimini zayıflatan ve ilişkiyi giderek daha çıkılmaz bir hale sokarak partnerlerin yıpranmalarına, umutsuzluk duymalarına ve daha uzun vadede ilişkilerini bitirmelerine sebebiyet vermektedir.

Çıkmaza giren çatışma ilişkinin her alanına genellenerek yüksek düzeyde gerilim ve olumsuz duyguların yaşanmasına sebebiyet vermekte, beraberinde fiziksel sağlığa da zarar verecek bir hal alabilmektedir. Bu nedenledir ki bu tür problemlerin oluşmasını beklemeden de ilişkiyi geliştirmek ve sağlıklı kılmak adına terapi desteği görmek ayrı bir önem kazanmaktadır.