Terapiye Hazır Olmak:

 

Gerek maddi olarak gerek manevi olarak terapi sürecini karşılayabileceğinden emin olamıyorsa birey, ilk seansla (görüşmeyle) sorunlarının çözüleceğini düşünüyorsa, seanslara düzenli gitmek yerine bir hafta gidip diğer hafta gitmesem de olur diyorsa, hayatında öncelik sıralamasına terapiyi koyamıyorsa, onun yerine spora gitmek, misafir ağırlamak, seyahate çıkmak vb. durumları önceliğine alıyorsa, zihnen terapiye odaklanamamış, sadece bir deneyeyim olmazsa bırakırım düşüncesi ile başlıyorsa terapi sürecine, birey “tam” olarak hazır değildir pskikoterapiye.

Psikologa Gitmeye Hazır Mıyım?

Birçok birey terapi sürecinin bir en çok iki seanslık bir süreç olduğu yanılgısı ile psikolog arayışına başlamaktadır. Ancak psikoterapi ilk birkaç seansla son bulabilecek bir süreç katiyen değildir. İlk defa uzman desteği alan danışanlar, sorunlarının hızla biteceğini, ayda bir defa giderek rahatlayabileceklerini düşünmektedirler. Bundan ötürü danışanlar, psikologu ile yaptığı ilk görüşmede; seansın ne kadar süreceği, her hafta ücret verip vermeyeceği, görüşmelere her daim gelip gelmeyeceğini sıklıkla sormaktadırlar.

 

Seanslar Ne Kadar Sürede Biter?

Hiçbir terapist bu soruya sayı ile yanıt veremez, vermemelidir de; çünkü süreci belirleyecek birçok faktör söz konusudur. Bireyin aile yaşantısı, mizacı, daha önce sorununa yönelik neler yaptığı, herhangi bir psikiyatrik durumunun olup olmadığı, sağlık durumu, iş koşulları, sosyal desteği, danışanın terapisti ile uyumu, seansa düzenli gelip gelmediği vb. her bir etmen sürecin kısa ya da uzun sürmesine neden olacağından ilk yapılan görüşmede terapist tarafından seans sayısının dile getirilmesini güçleştirmektedir.

 

Uzman ile Ne Sıklıkta Görüşülmelidir?

İlk seans sonrası, gerek terapistin hikayeyi doğru alması olsun gerek danışanın terapistine yönelik güveni ve sürecin daha hızlı işlemesine yönelik olsun haftada bir defa görüşme yapılması en sağlıklı olanıdır. Ancak bazı danışanların maddi sıkıntılarından ötürü on günde bir de görüşmeler yapılabilmektedir. Genellikle sürecin uzamasına neden olacağından ve özellikle danışanın terapistine ve psikoterapiye yönelik sürecini biraz daha zorlayacağından on günde bir yapılan görüşmeler pek önerilmemektedir. Ayrıca maddi açıdan bakıldığında, süreç uzun vadede aynı ücrete denk gelmektedir. Son zamanlarda, psikologa ve ruh sağlığına verilen önem arttığından ve birçok hastalığın, bireysel mutsuzluğun, ilişkisel sorunların vb. durumların kaynağının ruhsal durum olduğu bireyler tarafından anlaşıldığından psikolog desteği almaya gelen bireyler artmaktadır.

 

Psikoterapi Sonrası Danışanlardan Sıklıkla Duyduğumuz:

Neden daha önce psikologa gelmediklerini, bu zamana kadar niçin sorunlarına yönelik tek başına çözüm aramak zorunda kaldıklarını anlayamadıklarını dile getirmektedirler. Uzman desteği ile daha sağlıklı kararlar aldıklarını, ilişkilerinin daha huzurlu ve kaliteli olduğunu, yaşam kalitesinin daha arttığını, çevresindeki kişilere de memnuniyetlerini dile getirdiklerini belirtmektedirler.