Bazı fobiler herkes tarafından bilinir. Yükseklik korkusu, kapalı alan korkusu ya da örümceklerden kaçanlar. Ama bir de daha az konuşulan hatta çoğu kişinin farkında bile olmadığı bir korku var: Tripofobi yani delik fobisi. Sünger, ya da bal peteği gibi delikli yüzeylere baktığınızda içinizi garip bir rahatsızlık kaplıyor, tüyleriniz diken diken oluyorsa, yalnız değilsiniz. Birçok insan bu tür görüntüler karşısında açıklayamadıkları bir huzursuzluk hissediyor. Peki tripofobi tam olarak nedir, neden olur ve tedavisi var mı?
Tripofobi Tam Olarak Nedir?
Hepimizin tedirgin olduğu, hoşlanmadığı ya da bakmaktan rahatsızlık duyduğu bazı görüntüler vardır. Kimimiz karanlık sokaklarda yürümekten, kimimiz böcekleri görmekten huzursuz oluruz. Ama bazı insanlar için bazı görüntüler bile rahatsız edici olabilir. Küçük, sık aralıklarla dizilmiş delikler bunlardan bir tanesi. İlk defa duyuyorsanız kulağa garip gelebilir ama sünger, bal peteği, çilek yüzeyi gibi delikli ya da gözenekli yapılar bazı insanlarda tedirginlik, huzursuzluk ve hatta panik hissine sebebiyet vermektedir. Bu tarz bir duruma tripofobi, yani delik fobisi diyoruz.
Tripofobi aslında tıp dünyasında hâlâ tartışmalı bir konu. Resmi olarak tanımlanmış bir ruhsal bozukluk değil fakat bu fobiye sahip olanlar için oldukça gerçek ve rahatsız edici bir durum. Bazı insanlar delikli desenlere baktığında yalnızca hafif bir rahatsızlık hissediyor, bazı insanlar mide bulantısı, baş dönmesi, kaşıntı, hatta titreme gibi daha ciddi tepkiler gösteriyor. Bu neden oluyor?
Delik Fobisi ve Evrimsel Temeller
Bazı uzmanlar tripofobinin evrimsel bir temeli olabileceğini düşünüyor. Yani atalarımızın hayatta kalmak için tehlikeli görünen şeylere karşı geliştirdiği bir savunma mekanizması olabildiği düşünülmekte. Zehirli hayvanların ve hastalık belirtilerinin çoğu delikli, pürüzlü veya düzensiz yüzeylere sahiptir. Misal verecek olursak zehirli bir kurbağanın derisinde ya da deri hastalıklarının oluşturduğu yaralarda benzer desenler görülür. Beynimiz bu tür görüntüleri otomatik olarak “tehlikeli” olarak algılıyor olabilir.
Başka bir teoriye göre ise tamamen psikolojik bir durum diyebiliriz. Yani bu tür görüntülere maruz kalan biri zaman içinde bu rahatsız edici hissi daha fazla deneyimleyerek bilinçaltında bu korkuyu pekiştirebilmekte. Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla birlikte sosyal medyada “tripofobi testi” adı altında paylaşılan rahatsız edici görseller birçok insanın farkında bile olmadığı bir korkuyu tetiklemektedir. Daha önce hiç böyle bir şey hissetmeyen biri bile bir kere rahatsız edici bir görsele maruz kaldığında bu korkuyu edinebilmektedir.
Delik Fobisi Neden Ortaya Çıkar?
Beynimiz belirli görüntüleri işlerken bazı desenleri diğerlerinden farklı algılar. Günümüzde yapılan araştırmalar delikli desenlerin beynimizde yüksek kontrastlı görüntüler gibi algılanabileceğini ve bu yüzden rahatsız edici olabileceğini gösteriyor. Delikli desenler beynimize görülmesi zor veya işlenmesi tuhaf gelen bir sinyal gönderebilmekte. Dolayısıyla bu da huzursuzluk, kaşıntı, mide bulantısı gibi fiziksel tepkilere neden olabilmektedir.
Bazı insanlar, gözlerinin bu tür desenleri algılarken odaklanmada zorlandığını ve bu yüzden bir tür optik rahatsızlık hissettiklerini söylüyor. Beyniniz bu görüntüleri işlemek için fazladan çaba harcıyorsa delik fobisi geliştiriyor olabilirsiniz.
Delik Fobisinin Kaygı ve Stresle Bağlantısı
Bir insan genel olarak kaygılı bir ruh haline sahipse veya stresli bir dönemden geçiyorsa, beyninin belirli görsellere karşı daha hassas hale gelmesi mümkündür. Kaygı seviyesi yüksek olan insanlar normalde rahatsız etmeyecek görüntüler karşısında bile huzursuzluk yaşayabilir.
Bunun yanı sıra obsesif kompulsif bozukluk (OKB) veya hassas duyusal algıya sahip kişilerde tripofobi belirtilerinin daha yaygın olduğu düşünülmektedir. Beyin düzensiz veya uyumsuz görünen desenlere karşı doğal bir rahatsızlık yaşayabilmektedir.
Tripofobi Hastalık Mıdır?
Öncelikle “hastalık” kelimesi biraz aşırı gelebilir. Çünkü tripofobi tıbbi anlamda bir hastalık olarak kabul edilen bir rahatsızlık değildir. Aslında psikiyatride resmi olarak tanınan bir fobi bile değildir diyebiliriz. Fakat bu bazı insanlar için gerçekten rahatsız edici olmadığı anlamına gelmediğinden fobi olarak değerlendiriliyor.
Tripofobi tanımsal anlamda belirli görsellere karşı duyulan aşırı bir rahatsızlık hissi tiksinti ya da korku olarak tanımlanıyor. Delik fobiniz olduğunu düşünüyorsanız ve günlük hayatınızı zorlaştırıyorsa bir tür spesifik fobi veya anksiyete bozukluğu kapsamında değerlendirilebilir. Fakat genel olarak, tıbbi literatürde resmi bir hastalık tanımı yoktur.
Tripofobi Tanısı Nasıl Konur?
Resmi bir hastalık olmadığı için, kesin bir tripofobi tanısı koymak için özel bir test ya da teşhis yöntemi bulunmuyor. Fakat bazı psikologlar ve psikiyatristler kişinin yaşadığı belirtileri ve bu belirtilerin günlük yaşam üzerindeki etkisini değerlendirerek bir teşhis koyabilirler.
Genellikle aşağıdaki sorulara verilen yanıtlar tripofobinin varlığını anlamaya yardım eder;
- Delikli desenlere veya belirli yüzeylere baktığınızda rahatsızlık, kaşıntı, mide bulantısı ya da korku hissediyor musunuz?
- Bu görüntülerden kaçınmaya çalışıyor musunuz?
- Bu fobi günlük hayatınızı olumsuz etkiliyor mu?
- Bedeninizde fiziksel tepkiler hissediyor musunuz? (titreme, terleme, baş dönmesi vb.)
Bunun dışında, bazı psikologlar maruz kalma testleri kullanarak kişinin bu görsellere karşı verdiği tepkiyi ölçebilirler ama söylemeliyiz ki bu tür testler kişiye rahatsızlık vermemek adına dikkatlice uygulanır.
Tripofobi Nasıl Tedavi Edilir?
Delik fobisi bir hastalık olmasa da şiddetli yaşandığı durumlar için tedavi yöntemleri mevcuttur. Yöntemleri aşağıdaki başlıklardan inceleyebilirsiniz.
Maruz Kalma Terapisi
Maruz kalma terapisi terapi dünyasında sıkça kullanılan bir yöntem ve fobilerle başa çıkmada en çok kullanılan tekniklerden biridir. Burada amaç korktuğunuz veya rahatsız olduğunuz görüntülere yavaş yavaş alışmanızı sağlamaktır.
Maruz kalma terapisinde terapist önce çok hafif rahatsız edici bir görüntü göstererek sizi bu görüntüyle baş etmeye alıştırır. Zamanla daha fazla maruz kalmak beyninizin bu görüntüleri tehlikeli olarak algılamamasına yardım eder.
Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT)
Bilişsel davranışçı terapide amaç korkunuzun mantığını sorgulamak ve beyninizde bu görüntüleri nasıl algıladığınızı yeniden şekillendirmektir. Tripofobiye neden olan bir görsele baktığınızda, beyniniz tehlike sinyali veriyorsa terapi sürecinde bu algının yanlış olduğunu öğrenebilirsiniz. Zamanla da korku yerine daha nötr veya olumlu bir tepki geliştirebilirsiniz.
İlaç Tedavisi (Gerekli Görülürse)
Çok şiddetli vakalarda özellikle tripofobiye bağlı kaygı bozukluğu gelişmişse doktorlar anksiyete önleyici ilaçlar veya sakinleştirici tedaviler önermektedir fakat ilaç kullanımı son çare olarak düşünülmelidir. Çünkü asıl amaç korkuya neden olan düşünceyi değiştirmek, sadece semptomları bastırmak değildir.
Tripofobi Doğuştan Mı Olur, Sonradan Mı Gelişir?
Tripofobi genellikle sonradan gelişir ve belirli görsellere maruz kalma sonucu gelişir.
Tripofobiye Neden Olan Her Görüntü Herkesi Aynı Şekilde Etkiler Mi?
Hayır, bazı insanlar bal peteği gibi desenlere karşı aşırı rahatsızlık hissederken bazıları hiç etkilenmez. Tripofobinin şiddeti ve tetikleyicileri kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Herkeste farklı şekilde seyreder.
Tripofobi İle Başka Fobiler Arasında Bir Bağlantı Var Mı?
Tripofobi kimi insanlarda anksiyete bozuklukları veya obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) gibi durumlarla bağlantılı olabilmektedir. Bununla beraber belirli nesnelerden duyulan rahatsızlık hissi bazı insanlarda genel fobik eğilimlerle bağlantılı birer durum öbeği olabilir.
Tripofobi Zamanla Kendiliğinden Geçer Mi?
Delik fobisine karşı tepki hafifse ve kişi bu görüntülerle sık sık karşılaşılmazsa zamanla etkisini kaybedebildiği görülmüştür. Fakat şiddetliyse ve kaçınma davranışı varsa profesyonel destek almadan tamamen geçmesi zordur.
İlginizi Çekebilir: Pesimist İnsan Özellikleri Nelerdir?


