Ağlamak Neden Olur? Çok Ağlamanın Zararları Nelerdir?

Çok Ağlamanın Zararları

Ağlamak insan hayatının oldukça normal kabul edilen bir olgusudur. Hepimiz zaman zaman ağlarız. Bazen mutluluktan, bazen üzüntüden, bazen de hiçbir şey yolunda gitmiyormuş gibi hissettiğimiz anlarda gözyaşlarımız kendiliğinden süzülür. Ağlamak insan olmanın en doğal parçalarından biri. Ruhumuzun, kalbimizin ve bedenimizin bir çeşit dili aslında. Peki neden ağlarız? Ağlamak doğal bir tepki midir? Çok ağlamak bize zarar verir mi, yoksa duygularımızı serbest bırakmak mı daha sağlıklı? Bu yazıda tüm bu sorulara cevap vereceğiz.

İnsanlar Neden Ağlar?

Ağlamanın en yaygın nedeni duygusal tepkilerimizdir. İnsanlar mutluluktan da ağlar, hüzünden de. Misal uzun zamandır görmediğiniz bir sevdiğinize kavuştuğunuzda gözleriniz yaşarabilir. Aynı şekilde sizi derinden sarsan bir kayıp yaşadığınızda da içinizden gelen tek şey gözyaşı dökmek olabilir. Çünkü ağlamak vücudumuzun duygusal yükleri hafifletme yöntemlerinden biridir. Hayatınızın bir noktasında mutlaka ağladıktan sonra bir rahatlama hissi ve uyku hali yaşamış olabilirsiniz. İşte bu tür ağlama sonrası durumlar aslında hem mental hem de fiziksel olarak rahatladığınızın bir işareti olarak karşınıza çıkar.

Bir başka yaygın sebep de son derece stres ve baskı altında olmaktır. Günlük hayatın koşturmacası, sorumluluklar, hayatın getirdiği zorluklar bazen ruhumuzu çok fazla yorabilir. İçimize attığımız her duygu bir noktada kendini gözyaşlarıyla dışa vurur. Bebekler doğdukları andan itibaren ağlayarak ihtiyaçlarını ifade ederler. Yetişkinler için de ağlamak yardım istemenin ve duygularını paylaşmanın bir dışa vurumudur. Gözyaşlarımız diğer insanlara “Şu an iyi değilim, desteğe ihtiyacım var” mesajı verir ve sosyal bağlarımızı güçlendirir.

Hormonların ve Beynin Rolü

Hormonlarımız yaşamımızı ve psikolojimizi etkileyen en büyük kıstaslardır. Çoğu durumda hormonlarımız sayesinde tepki verir ve hareket ederiz. Ağlamanın arkasında da bu anlamda güçlü bir biyokimyasal süreç var. Stresli veya duygusal anlarda, beynimiz kortizol gibi stres hormonlarını salgılar. Fakat ağladığımızda bu hormonların seviyesi düşer ve yerine endorfin adı verilen rahatlatıcı hormonlar salgılanır. Dolayısıyla ağladıktan sonra hafiflemiş gibi hissetmemiz hiç tesadüf değil.

Ağlamak Neden Olur

Bazen Sebepsiz Ağlamak Normal mi?

Hiç ortada hiçbir sebep yokken gözleriniz doldu mu? Aslında sebep var ama bilinçaltınızda. Yorgunluk, hormon dalgalanmaları, geçmiş travmalar, depresyon veya anksiyete gibi durumlar bazen ağlamamıza neden olabilir. Özellikle kadınlar adet döngüsü sırasında hormon değişimlerinden dolayı daha duygusal olabilirler. Regl dönemlerinizde daha gergin ve duygusal olmanızın sebebi hormonlarınızla alakalıdır. Dolayısıyla böyle dönemlerde daha çok ağlıyorsanız bunu göz önünde bulundurmanızı öneririz.

İlginizi Çekebilir: Kaçıngan Bağlanma Nedir?

Ağlamanın Fizyolojik Etkileri Nelerdir?

Ağlamak sadece duygularımızın bir dışa vurumu değildir aynı zamanda vücudumuzun anlaması son derece zor tepkiler verdiği bir süreçtir. Bazen içimizi dökmenin hafifliğiyle rahatlarız, bazen de gözyaşlarımızı silerken baş ağrısıyla ya da yorgunluk hissiyle karşılaşırız.

Gözyaşlarının içeriğinde lisozim adı verilen antibakteriyel bir madde bulunur ve bu madde gözleri enfeksiyonlara karşı koruyarak bağışıklık sistemine destek olur. Bunun yanı sıra ağlama sırasında parasempatik sinir sistemi devreye girerek kalp atış hızını düzenler ve kasların gevşemesini sağlayarak sakinleşmemize yarar. Bu yüzden ağladıktan sonra hissedilen hafifleme sadece psikolojik değil, fizyolojik olarak da gerçek bir rahatlamadır diyebiliriz.

Ağlamanın Sağlığa Faydaları

Ağlamak fiziksel olarak sağlığımızı iyileştiren bir süreçtir. Duş almış gibi hissedebiliriz, çünkü ağladığımızda vücudumuzda bir rahatlama meydana gelir. İlgili beyindeki limbik sistem devreye girer ve kortizol gibi stres hormonları azalır. Bu da vücudun sakinleşmesini beraberinde getirir. Bu anlamda gözyaşlarının yalnızca duygusal değil biyolojik bir amacı da vardır. Ağladığınızda gözlerdeki yabancı cisimlerden arınmayı sağlayan refleks gözyaşları salınır aynı zamanda gözdeki koruyucu film tabakasının yenilenmesini de sağlamaktadır.

Ağlamanın psikolojik yararları da büyüktür. Birçok insan için ağlamak bastırılmış duyguların dışa vurulması anlamına gelir ve bu rahatlama sağlamaktadır. İçsel olarak biriken stres ve kaygı, gözyaşları yoluyla boşaltıldığında kişi kendini daha hafif hissedecektir. Bazen stresin oluşturduğu baskıdan sonra sadece ağlamak, rahatlamanızı sağlayan bir çıkış yoludur.

Aşırı Ağlamanın Olası Zararları Nelerdir?

Her şeyde olduğu gibi aşırılık her zaman zararlıdır. Ağlamak da bu kuraldan istisna değildir. Sürekli olarak uzun süre ağlama durumu, duygusal olarak tükenmeye ve fiziksel sağlığın zarar görmesine sebebiyet verebilmektedir. Aşırı ağlama baş ağrıları, gözlerde kuruluk ve tahriş gibi sorunlara neden olabilmektedir. Ağlarken kaslar gerilir, nefes alışverişi düzensizleşir ve vücut bu durumdan fiziksel olarak yorulur. Bu tür uzun süreli ve aşırı ağlama durumu, vücutta dengesizliklere ve fiziksel stres belirtilerine sebep olabilmektedir.

Bir diğer zararlı etkisi ise psikolojik olarak tükenmişlik ve depresyon belirtilerinin derinleşmesi olacaktır. Sık sık ve kontrolsüz ağlama bir sorunun dışa vurulması olsa da bazen bu durum daha karışık ve zorlu bir nedenden dolayı olabilmektedir. Aşırı ağlama durumu kişiyi sürekli depresif bir ruh haline sokabilmekte ve bu da kişinin genel ruh halini, davranışlarını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir.

Ağlamayı Kontrol Etmek Mümkün mü?

Ağlamayı kontrol etmek özellikle duygusal olarak zor bir durumda olduğunuzda, bazı insanlar için oldukça zordur. Fakat ağlama kontrol edilebilir bir durumdur, özellikle farkındalık ve duygusal düzenleme becerileri geliştirilirse. Rahatlama teknikleri, derin nefes almayı öğrenme, meditasyon gibi yöntemler, duygusal tepkileri kontrol altına almak için yardım edebilir. Bunlarla beraber duygusal baskıyı azaltacak bir destek almak (mesela bir terapist ile konuşmak) da oldukça faydalı olacaktır. Bazı insanlar içinse ağlamanın doğal bir süreç olduğunu kabul etmek ve duygusal yanıtlarını bastırmaktan kaçınmak daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

İlginizi Çekebilir: Özsaygı Nedir? Nasıl Kazanılır?

Ağlamak Bir Hastalık Belirtisi Olabilir mi?

Sürekli ağlama hali, depresyon, anksiyete bozuklukları, stres bozuklukları gibi psikolojik sağlık sorunlarının bir belirtisi olabilmektedir. Özellikle günlük yaşamınıza müdahale edecek derecede etkileyen ağlama krizleri, daha derin bir problemin yansıması olabilmektedir. Ağlamak sadece stres ve duygusal boşalma aracı olmaktan çıkıp, yaşamınızı zorlaştıran bir hal alıyorsa, profesyonel bir yardım almanızı tavsiye edebiliriz.

Ağlamak, Sadece Psikolojik Bir Tepki Mi Yoksa Biyolojik Bir Süreç Midir?

Ağlamak hem psikolojik hem de biyolojik bir olaydır. Psikolojik olarak duygusal bir tepki olarak ortaya çıkar fakat biyolojik olarak ağlama, beynin limbik sisteminin ve gözyaşı bezlerinin devreye girmesiyle gerçekleşir.

Ağlamak, İnsanların Başkalarıyla Bağ Kurmasını Sağlar Mı?

Evet, ağlamak başkalarıyla empati kurma ve daha derin bağlar oluşturmanızı kolaylaştırır. İnsanlar ağladığında çevrelerindekiler genellikle destek olmak ister ve bu da duygusal bağları güçlendirecektir.

Ağlamanın Beynimize Etkisi Nedir?

Ağlamak beyindeki stres hormonlarını düşürür ve rahatlamamıza yarar. Ağladığınızda beyninizdeki kimyasal dengenin değişmesi daha sakin bir ruh haline geçiş yapmanıza olanak sağlayacaktır. Dolayısıyla psikolojik olarak kendinizi çok dolmuş hissediyorsanız kendinizi rahatlatmak için biraz ağlamayı ve kendinizle baş başa kalmayı seçebilirsiniz.

Ağlamak, Fiziksel Sağlığı İyileştirmeye Yardımcı Olabilir Mi?

Ağlamak bazen fiziksel sağlığa da faydalı olabilmektedir. Ağlarken salınan endorfinler ağrı hissini hafifletir ve genel olarak ruh halini iyileştirebilir. Dolayısıyla özellikle regl dönemlerinizde sık sık ağlama isteğiniz geliyorsa kendinizi durdurmanız çok sağlıklı bir davranış olmayacaktır.

İlginizi Çekebilir: Beylikdüzü Uzman Psikolog Ekibi

0542 204 31 34