Tırnak Yeme (Onikofaji)

Tırnak yeme genellikle çocuk ve gençlerde görülen ancak son zamanlarda terapi almaya gelen yetişkin danışanlarda da sıklıkla görülen bir davranış problemidir. Tırnak yeme neden değil sonuçtur. Uzman desteğini ilk kez alan danışanlar; tek bir seansla tırnak yeme alışkanlığının sona ereceğini düşünmektedirler. Terapistin, danışanın davranışını durduracağı bir formülü olduğunu inanmaktadırlar. Ancak daha önce farklı konulardan ötürü psikoterapi sürecinden geçmiş olan bireyler, sürecin bu denli hızlı ve hiçbir konunun uygulamaya yönelik formülünün olmadığını bilmektedirler. Sizler de tırnak yemenin formülü olduğunu düşünenlerdenseniz, yazıyı okumanız neden tırnak yeme alışkanlığının bir formülü olmadığını anlamanıza yardımcı olacaktır.

 

Davranışın, çocukluk döneminde aileler tarafından ikaz edildiği, ceza ya da yasaklama metotlarının kullanıldığı ancak her bir denemede başarısızlıkla sonuçlandığı danışanlar tarafından aktarılmaktadır. Oysa tekrarlanan bu davranışa nelerin neden olduğu, alışkanlığın ne zaman başladığı, bu alışkanlığın çevreden mi öğrenildiği yoksa zaman içinde strese neden olan durumlarda bir rahatlama aracı olarak görülüp beden odaklı tekrarlayan davranış mı olup olmadığı bulunmalıdır. Kimi birey, ebeveynlerinden gördüğü tırnak yeme alışkanlığını “olumlu bir davranış” olarak gördüğü için uygulamış, kimi birey ise,  tesadüfî keşfetmiştir. Çünkü tırnak yemek de tıpkı saç ya da kaş koparmak, parmak emmek, diş gıcırdatmak gibi beden odaklı tekrarlayan davranışlardandır. Bu davranış, bir gün tasadüfen yapmaya başladığınız bir alışkanlık mı yoksa size korku yaratan, endişe veren durumlarda rahatlamayı sağlayan bir yöntem olarak mı hayatınızda yer almaktadır? Kimi zaman da strese neden olan faktörleri bilmemize rağmen bir türlü o nedenlerden kurtulamayabiliriz, ancak tırnak yemek yerine zararı olmayan farklı bir eylem bulmamız mümkündür.

Birey, stresin olduğu ve olmadığı dönemlerde tırnak yeme alışkanlığının nasıl olduğunu, artıp artmadığını gözlemleyerek, gergin olduğu dönemde tırnak yeme davranışının da arttığını fark etmişse “riskli dönemine” yönelik ne gibi önlemler alabileceğini bulmalıdır. Çünkü tırnak yeme tıpkı sigara gibi, kimi zaman ortadan kalksa da çözümü bulunmadığı takdirde, tekrarlanabilmektedir.

Tüm bu nedenlerden ötürü, birey her şeyden önce;

  • Tırnak yeme davranışını bırakmayı “net olarak” istemeli,
  • Daha önce tırnak yeme davranışını bırakmaya çalışmış, ancak yeniden tırnak yeme davranışına başlamışsa hangi noktada/basamakta başarısız olduğunu bulmalı,
  • Herhangi bir müdahale yöntemini uygulamayı denemeden önce, tırnak yemeye neden olan faktörleri bulmaya çalışmalı,
  • Hangi durumlarda (stresli olunca, tv izleyince, hiçbir aktivite yapmadığında, sıkıldığında vb.) yediğini keşfetmeli,
  • Çoğunlukla strese bağlı olarak tırnak yeme durumu söz konusu ise “stresin” nasıl idare edileceğine yönelik çözüm aranmalı,
  • Ardından, uygulamaya yönelik denemeler yapmalıdır; daima tırnaklarını kısa kesmeli, uzamasına fırsat tanımamalı ki tırnaklar yenmesin,
  • Tırnak yemenin fiziksel, sosyal ve duygusal yarattığı tahribat unutulmamalı. Gerekirse ufak notlar ya da işaretlerle birey kendine hatırlatmalıdır.

 

Yukarıda sözü geçen uygulamalar, tırnak yeme alışkanlığı olan her birey için geçerli olmayabilir. Çünkü her bireyin çocukluk dönemi, aile yaşantısı, akademik ve sosyal çevresi farklı olacağından her bireyde tırnak yemenin nedenleri de çözümü de farklı olacaktır. Eğer kişi birçok yöntemi denemiş ancak yine de tırnak yeme alışkanlığından kurtulamamışsa, bu davranışının nedenlerini bir türlü bulamamışsa uzman desteği almaktan çekinmemelidir.

Leave a Reply

Your email address will not be published.