Sokakta Oyun Oynayarak Büyümek

Klinik Psikolog Elif Nur Yazıcı

Çocuk ve Ergen Terapisti

 

2000’li yıllar öncesinin kuşakları sıklıkla sokakta büyüdüklerinden bahseder. Günümüzün çocukları, anne babalarından sabah kahvaltıdan sonra sokağa çıkıp akşam güneş batana kadar kapının önünde çeşitli oyunlar oynayarak eğlendiklerini anlattıklarını dinlemişlerdir. Şimdilerde ise ebeveynlerin en büyük şikayetlerinden biri çocukları bilgisayarların başından kaldıramamak ya da tableti / telefonu çocuğun elinden alamamak. Tabi eskiden olduğu gibi çocuğun sokağa çıkıp oynamasındaki engellerden biri de oyun kuracak güvenli ortamı sağlamak. Oyun oynamak için fiziki koşulların yetersizliği ve çocukların sanal ortamdaki oyunları tercih etmesi geleneksel oyunlarımızın giderek unutulmasına yol açmaktadır. Bu durumda sokakta oynamanın keyfini bilen yetişkinler biraz daha çaba göstererek çocuklara bu oyunları öğretebilir ve oyun kurmaları için uygun koşulları sağlayarak teşvik edici olabilirler. Parklar, okul bahçeleri, spor salonları, spor sahaları veya site bahçeleri sokak oyunları için uygundur. Gerekli durumlarda yetişkin biri çocuklara refakatçi ve yardımcı olabilir.

Geleneksel sokak oyunlarından örneklere birlikte göz atmadan önce bu oyunların çocuk ve gençler için gelişimsel katkılarından da bahsetmeliyiz. Her şeyden önce oyun oynamak eğlencelidir. Çocuklar bir araya gelip keyifli vakit geçirerek ileride anlatacak anılar biriktirirler. Oyun, içeriğine göre çocuklar açısından farklı kazanımlar sağlayabilir. Örneğin; tekerlemeleri içeren oyunlarda çocuk hafızasını ve kelime dağarcığını geliştirebilir. Koşma, atlama, zıplama ve top atma / yakalama gibi hareketleri içeren oyunlar kaba motor becerilerin gelişimi için faydalıdır. Bunun haricinde görsel ve işitsel dikkat, görsel-motor koordinasyon, planlama ve organizasyon becerisi ile birlikte çocuklarda dürtü kontrolü de gelişebilmektedir. Örneğin; çocuk grup ile halatta ip atlamaca oynarken sırasını beklemeyi ve beklerken arkadaşlarına müdahale etmeden sabır göstermeyi öğrenebilir.  Zihinsel ve bedensel faydalarının ötesinde sokak oyunları sosyalleşme ve kişiler arası iletişimin gelişmesi bakımından da oldukça önemlidir. Çocuk, oyunlar vasıtasıyla sosyal kurallara adapte olarak kendini sosyal ortamda ifade etmeyi başarabilir.

 

Çocukların grup halinde oynayabileceği oyun örnekleri aşağıda verilmiştir. Şimdiden bol eğlenceli oyunlar dilerim.

 

 

 

YAĞ SATARIM BAL SATARIM

 

Çocuklar halka şeklinde oturur. Birinci çocuk eline mendil alır ve halkanın dışına çıkar. ‘Yağ satarım bal satarım ustam ölmüş ben satarım, ustamın kürkü sarıdır, satsam on beş liradır, zambak zumbak dön arkana iyi bak’şarkısını söyleyerek halkanın etrafında koşar, şarkı bitmeden mendili başka bir çocuğun arkasına bırakır. Mendili bıraktığı çocuk yerinden kalkıp birinci çocuğu yakalamaya çalışır. Birinci çocuk yakalanmadan boş kalan yere oturursa oyuna ayakta kalan devam eder. Eğer yakalanırsa tekrar o oynar.

 

 

BEZİRGAN BAŞI

 

Çocuklar arasından iki kişi sayışmaca yapılarak seçilir ve bezirgan başları olurlar. Bu iki oyuncu aralarında birer meyve, sebze ya da renk seçer. Örneğin; kiraz ve armut. Diğer oyuncular tek sıra halinde dizilir. Bezirgan başları ele ele tutuşup kollarını yukarı kaldırır ve oyunun şarkısını söylemeye başlarlar. ‘Aç kapıyı bezirgan başı, bezirgan başı. Kapı hakkı ne alırsın ne satarsın? Bir sıçan, iki sıçan, üçüncüsünde kapana kaçan.’ Çocuklar sıra ile bezirgan başlarının arasından geçerler. Şarkının sonunda bir çocuk yakalanır ve gizlice hangi meyveyi seçtiği sorulur. Çocuk hangi meyveyi seçerse o gruba girer. Oyun bu şekilde her çocuk bir gruba yerleşene kadar devam eder.

Gruplar oluştuktan sonra grup liderleri başa geçer ve grup üyeleri de onun arkasına geçer ve birbirlerini tutarak zincir olurla. Herkes tutunduktan sonra çekişmece başlar. Grup liderleri birbirini tutarak diğerini kendilerine çekmeye çalışır ve arkadaki çocuklar grup liderlerine yardım eder. Kazanan grup diğer gruptan bir kişiyi zincirden çıkarır. Zincirde son kişi kalana kadar oyun devam eder. Son kişiyi de çeken grup kazanır.

 

 

YAKAN TOP

Çocuklar iki gruba ayrılır. Birinci gruptan ikişer kişi arada uzunca mesafe bırakarak karşılıklı kalelere geçerler. İkinci grubun üyeleri araya toplanır. Kaledeki ebeler topu karşı kaleye atarak arada olan rakip grubu vurmaya çalışır. Ortadakiler zıplayarak toptan kaçmaya çalışır. Topa değen oyundan çıkar. En son ortada bir kişi kaldığında 10 kadar sayılır. Ortadaki kişi 10 atıştan da kurtulursa oyunu kendi grubu kazanmış olur. Gruplar yer değiştirir ve oyun devam eder.

 

RENKLİ İSTOP

Çocuklar halka olur, top elinde olan arkadaşlarından birinin ismini söyleyerek topu havaya atar. İsmi söylenen çocuk yakalarsa o da bir isim söyleyerek topu havaya atar. Yakalayamazsa bir renk söyler ve çocuklar oyun alanında bu rengi bulup tutmaya çalışır. Bu arada ebe de topla rengi tutamayanı vurmaya çalışır. Topla vurulan yeni ebe olur.

 

DOKUZ TAŞ

Çocuklar iki gruba ayrılır. Dokuz taş üst üste dizilir. Birinci grup top ile vurarak taşları devirmeye çalışır. Ardından ikinci grubun oyuncuları devrilen taşları tekrar üst üste dizmeye çalışırlar. Bu esnada birinci gruptaki oyuncular topla ikinci gruptaki oyuncuları vurmaya çalışır. Vurulanlar oyundan çıkar. İkinci grup dokuz taşı dizmeyi başarırsa kazanır. Sıra diğer gruba geçer.

 

KARTAL

Çocuklar sayışmaca ile bir ebe seçer. Ebe diğerlerine dokunarak ebelemeye çalışır. Çocuklar kaçarken ebe yaklaşırsa kartal diyerek kollarını yana açarlar. Kartal duruşu o oyuncuyu korumaya alır, ebelenemez. Ancak arkadaşlarından biri kolunun altından geçene kadar da kıpırdayamaz.

 

 

KÖREBE

Bir oyuncu ebe olarak seçilir ve gözleri bağlanır. Diğer oyuncular gözü bağlı oyuncunun etrafında döner. Ebenin bu şekilde birini yakalaması gerekir. Daha sonra oyun sıra ile diğer çocuklarla oynanır.

 

 

 

SAKLAMBAÇ

Saklambaç oyunu bir ebenin gözlerini yumarak beklemesi, bu sırada oyuncuların etrafta gizli yerlere saklanması ile başlar. Sonrasında ebe saklanan arkadaşlarını bulmaya çalışırken, saklananlarınsa görülmeden sobeleme yerine gelmeleri gerekir.

 

 

BÜLBÜL KAFESTE

Çocuklar ayakta el ele tutuşarak yuvarlak olur. İki ya da üç çocuk yuvarlağın içine geçer. Halkayı oluşturan çocuklar ellerini bırakır ve içerdeki çocuklar aralardaki boşluklardan dışarı çıkmaya çalışır. Halkadaki çocuklar da onların çıkmasını engellemek için tekrar el ele tutuşur. İçerden çıkmayı başaranlar halkaya geçer, halkadakilerden biri de içeriye alınır. Oyun devam eder.

 

 

ÇATLAK PATLAK ÜSTÜ YUVARLAK

Çocuklar halka şeklinde oturur, avuçları yukarı bakar şekilde bir elini sağındaki çocuğun elinin üstüne diğer ellini solundaki çocuğun elinin altına koyar. Bütün çocuklar bu şekilde ellerini yerleştirdikten sonra başlar. İlk çocuk sağındakinin eline vurur ve böylece elden ele vurarak devam eder. Oyunu oynarken çatlak patlak tekerlemesi söylenir. Tekerleme bittiğinde en son kimin eline vurulduysa o oyundan çıkar. En son bir kişi kalana kadar oyun devam eder.

‘Çatlak patlak, üstü yuvarlak, kremalı börek, sütlü çörek, çek dostum çek, arabanı yoldan çek, çek çek amca, burnu kanca, al sana bir tabanca, tabanca da kaç kurşun var, vereceğim 10 kurşun var, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10.’