İlişkide: Sorunları Çözmek

Yaşanılan olaylarda, beklentilerin karşılanmadığı anlarda, çevreyle yaşanılan sorunlarda çiftlerden kimi zaman biri kimi zamansa her iki taraf da sıkıntıları dile getirmemeyi tercih ettiğinde çözüm bulunduğu düşünülmektedir. Oysa dile getirilmeyen her sorun zamanla hayal kırıklıklarını, anlaşılmamayı,  objektifliği vb. durumların yitirilmesine, bireylerin rol yapmalarına ve sadece anlık çözümler bulmalarına neden olmaktadır. Birikimler sonucunda; çatışmalar artmakta, sözel, duygusal ve fiziksel şiddet baş göstermekte, tolere edilebilirlik azalmakta, empati güçleşmektedir.

Tüm bu nedenler sorunların çözümünü uzatmaktadır. Bundan ötürü;

  • İlişkide sıkıntıya neden olan faktörler nelerse, o “an” ,“şimdi ve burada”olmak üzere konuşulması,
  • Öfkenin yoğun olduğu hissediliyorsa, karşı tarafa düşünce aktarılmadan, ” önce düşünmeli ve yanlış anlaşılmalara neden olmayacak biçimde” dile getirilmesi,
  • Öfke kontrol edilemeyecek veya “doğru” ifade edilemeyecek gibiyse, karşı tarafa “şu an öfkeli olduğumuzu,sakinleştiğimiz an konuşmamız için kendisinden zaman istediğimizin” belirtilmesi,
  • Karşı tarafla sağlıklı iletişim adına; kişi hakkında fikir yürütmek ya da  kurgu yapmakyerine doğrudan yaptığı davranışın nedenlerinin sorulması,
  • Bireysel farklılıkların; gelenek-görenek, yetiştirilme tarzı, öğrenilen normlar, hayata bakış açıları vb. durumlar değişeceğinden “bizce” olan yanıtlar karşı tarafça da aynı ya da benzer olmayacağının hatırlanması,
  • Soruna neden olan “çevrenin kendisi ” ya da “üçüncü şahıslar ise” ilişkideki “bizin” hatırlanması ve hatırlatılması,
  • Geçmişte yaşanılanların “geçmişte bırakılması”, benzer problemler yaşanılsa dahi “yeniden dile getirmesi” ya da problem farklı olmasına rağmen “geçmişin hatırlatılması” öfkeyi devam ettireceğinden sorunların daha da büyümesine yol açacağından “geçmiş” yerine “şimdi ve gelecek” ilişki ağlarına odaklanılması problemlerin daha çabuk ve kalıcı şekilde çözümlenmesine neden olacaktır.

Birçok yöntem denenmiş ancak yine de çözüm alınamıyorsa, ilişki adına karar vermek (ayrılmak, boşanmak vb.) yerine öncelikle bir uzmandan yardım almak; gerek bireysel gerek ilişkisel verilecek kararın daha sağlıklı alınmasına neden olacaktır. Kimi zaman yapılan hatalar, yanlış anlaşılmalar, kurgular, duygusal patlamalar, birikimler bireyin nesnel duruşunu engellemektedir. Bundan ötürü, bireyin fevri kararlar almasına ve çözüm yolu olmasına rağmen sıkıntıların hiçbir şekilde çözülemeyecek gibi görünmesine neden olmaktadır.