İlişkide İletişim Problemleri

Yaşam süresince birey, gerek özel gerek iş hayatında iletişim ve ilişki ağları içersinde bulunmaktadır. Başarı ya da başarısızlık, mutluluk ya da mutsuzluk, umut ya da umutsuzluk vb. ikilemler “sağlıklı” ilişki ve iletişimin sonuçlarıdır. Ancak çağın gündelik yaşam içersindeki hızlı tüketim alışanlıkları, birçok olanakların eskiye göre daha kolay erişilebilir olması, iş hayatında uzun mesai saatleri, metropolitan şehrin trafiği ve hızı gibi nedenlerden ötürü ilişki ve ilişki ağları etkilenmektedir.

 

 

Bu anlamda, davranış alışkanlıkları, eşlerin ilişkilerine yönelik beklentilerinin artmasına, karşı tarafın bireyselliğini yok sayacak kadar kısıtlamaların olmasına, geçmişte yaşanılan sorunların güncelliğinin sıkça gündeme getirilmesine, iletişimde sorunların her geçen gün artmasına vb. durumların bireyin kimliğini, özünü farklı boyutlara taşımaktadır. Oysaki iletişimin nasıl kurulduğu ilişkide önem taşımaktadır. Ancak birçok çift problemlerinin nedeni bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Karşı tarafın değiştiğine ya da karşı tarafta değişiklikler olmasına yönelik beklenti ve kimi zaman zorlamaların olması, sorunun kaynağının tek bir kişiye indirgenmesi, sorunun tanımının eşler arasında farklı dille tanımlanması, “bizim sorunumuz” yerine “senin sorunun” bakış açısı ile sorunun ele alınması, suçlayıcı dilin kullanılması diğer eşi olumsuz etkilemektedir.

 

Kimi zaman da eşlerden birinin terk edilme, yalnız kalma, ilişkiyi koruma adına kendinden fazla ödün verdiği gözlenmektedir. Her ilişki emek ve fedakârlık gerektirir, ancak sınırı iyi koruyabilmek kişinin mutluluğunu, dolayısıyla ilişkinin huzurunu dengeleyebilmesi adına önemlidir. Bireysellik unutulup, ilişki “bağımlı” bir duruma geçtiğinde; yanlış iletişim, sorunlarda çözüm yerine çatışma yaşanmasına, yargılayıcı ve suçlayıcı dilin kullanımıyla saygı ve sevgiyi örselemektedir. Eşlerden birinin daha fazla fedakâr olması, zamanla karşı taraftan beklediğini alamamasına, birçok yaşam alanında kısıtlamalar yaşamasına, kendi kimliğini koruyamadığı hissiyatına neden olacaktır. Bu durumda, zaman içinde ilişkide tartışmaların başlamasına neden olacaktır. Hayatının merkezine eşini koyan, ilişkinin zedelenmemesi adına taviz veren, ilişkide problemler olmasına rağmen sıkıntılarını dile getiremeyen, memnun olmamasına rağmen ilişkiden beklentilerini dile getiremeyen bireyler eşle başlayan ilişkisel problemlerini çevresi ile de yaşamaya başlamaktadır.

 

İletişim Kopukluğunu Önlemek Adına;

      İlişkide benzer sorunlar sıklıkla yaşanılıyorsa, problemlere yönelik eşler çözüm bulamıyorsa, kendilerini ifade etmelerine rağmen anlaşılamadıklarını düşünüyorlarsa, “bazı” konular eşler arasında rahatsızlığı bilinmesine rağmen konuşulamıyorsa vb. durumlardan ötürü tartışmalar uzuyorsa sorunun açık ve net şekilde ele alınması oldukça önemlidir. Ancak kimi zaman zihninde, algısında anlamlı olan şey, diğer eş için anlamlı olmamakta ya da anlamını yitirmiş olabilmektedir. Bu gibi durumlarda uzman desteği alınması sorunların daha sağlıklı çözüm bulmasın, birikimlerin eşler tarafından artmadan, sorunların ilişkide kemikleşmesine fırsat tanımadan önlenmesini sağlamaktadır.

 

Kimi zaman bireyler “ben bunu düşünüyor ve istiyorsam, karşımdaki de biliyordur” düşüncesiyle, karşı tarafın gerçek fikrini almaksızın karşı taraf adına kurgular tasarlamaktadır. Ancak, eşler birbirlerinin dünyasında yaşadığı olayları anlamlandıramadıkça, empatik yaklaşımdan uzaklaştıkça duyarlılıktan uzak ilişkiye neden olmaktadır. İlişkinizde, daha“sağlıklı”, “mutlu” ve “huzurlu” yeni başlangıçlar yapmanız temennisi ile…

 

Leave a Reply

Your email address will not be published.