Çocuklarda ve Ergenlerde Davranım Bozukluğu

Davranım bozukluğu, başta bireyin kendisini daha sonra çevresini olumsuz yönde etkilemektedir. DSM5 tanı ölçütlerine göre; son 1 yıl içinde, insanlara ve hayvanlara yönelik saldırgan tavırlar, eşyalara zarar verme, dolandırıcılık ya da hırsızlık davranışları gösterme, kuralların büyük ölçüde çiğnendiği kategorilerinden herhangi birinde, tanı ölçütlerinden en az üçünün olduğu ve en az bir tanı kriterinin son 6 ayda görüldüğü yineleyici ve sürekli davranış örüntüsü olarak tanımlanmaktadır.

Başkalarının temel haklarının önemsenmediği, toplum kurallarını bozmaya yönelik anti-sosyal davranışlarla kendini gösteren davranım bozukluğu; çocuklarda, en az bir belirti özelliğiyle 10 yaşından önce görünmekteyken, ergenlerde, hiçbir belirti özelliği 10 yaşından önce görünmemektedir. Kliniğe başvuran ebeveynlerin birçoğu, çocuklarının sıklıkla kavgayı başlattığını, akranlarına yönelik acımasız davrandıklarını, çevresindeki kişilerin eşyalarına zarar verdiğini, eşya çaldığını, evde ya da okuldaki kurallara uymadığını dile getirmektedirler.

 

Sorunlu davranışların farklı birçok nedeni olabilir. Ebeveyni tarafından reddedilen, ebeveynlerin tutarsız tavırlarına maruz kalan, fiziksel ve cinsel yönden istismara uğrayan, farklı bakım veren kişilerle büyütülen, ailesel sorunlara sıklıkla tanık olan( boşanma, çiftler arası kavgalar vb.) bireylerde davranım bozukluğu oluşabilmektedir.

 

Olası Tedavi Süreci:

 

Davranım Bozukluğu;

 

– Bireysel psikoterapi,

– Aile danışmanlığı ve aile tedavisi,

– İlaç tedavisi yöntemleriyle tedavi edilmektedir.

 

Uzman desteği ne kadar erken alınırsa süreç çocuk ya da ergen için o denli sağlıklı olmaktadır. Aksi halde, sorunlar yerleştiğinden, alışkanlığa dönüştüğünden seans süreçleri uzamaktadır. Psikoterapi seanslarında, öncelikle birey için sorunlu davranışın nedenleri üzerinde durulmakta, sorunlu davranışın değiştirilmesine yönelik teknikler kullanılmaktadır. Bunun nedeni, davranım bozukluğunda; genellikle çocuk ya da ergen için çevre tehlike olarak algılandığından, çevreye yönelik agresif tavırlar sürdürülmektedir. Sözü edilen sebeplerden ötürü ; seanslarda yeni duygu ve davranış biçimleri hedeflenmektedir. Bireye, sorununun çözümüne yönelik alternatif düşünme yöntemleri ve gevşeme egzersizleri gösterilmektedir. Böylece, terapistin olmadığı durumlarda da birey sorunla karşılaştığında önlem alabilmektedir.

 

Psikoterapi süreci, yalnız danışanla devam etmemektedir. Seanslara ebeveynlerin ve varsa okulun da vereceği destek oldukça önemlidir. Danışan dışında, yapılacak aile görüşmeleri ile ebeveyne yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Telefon görüşmeleri veya okul ziyaretleriyle sürece okul da dahil edilmektedir. Akranlara ya da öğretmenlere yönelik tekrar eden olumsuz davranış örüntüleri söz konusu ise okul görüşmeleri sayesinde danışanın sorun yaşattığı alanlar seanslarda ele alınacağından karşılıklı bir çalışma yürütülmektedir. İlaç desteği ise, daha ağır durumlarda, çocuk ya da ergenin davranışlarını kontrol edemediği, çevresine veya kendisine zarar verdiği durumlarda terapistler tarafından yönlendirilmektedir.

 

DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabında Yer Alan Davranım Bozukluğu Kriterleri:

 

  1. Son on iki ay içinde, aşağıdaki kategorilerin herhangi birinden olmak üzere, aşağıdaki 15 tanı ölçütünden en az üçünün varlığı ve en az bir tanı ölçütünün son altı ay içinde bulunması ile kendini gösteren, başkalarının temel haklarının ya da yaşına uygun başlıca toplumsal değerlerin ya da kuralların hiçe sayıldığı, yineleyici ve sürekli bir davranış örüntüsü:

 

İnsanlara ve Hayvanlara Karşı Saldırganlık:

 

  1. Sık sık başkalarına kabadayılık eder, gözdağı verir ya da başkalarının gözünü korkutur.
  2. Sık sık kavga, dövüş başlatır.
  3. Başkalarını ağır yaralayabilecek bir gereç (örn. sopa, taş kırık şişe, bıçak, ateşli silah) kullanmıştır.
  4. İnsanlara karşı acımasız davranmıştır.
  5. Hayvanlara karşı acımasız davranmıştır
  6. .Kişinin gözü önünde çalmıştır (örn. saldırıp soyma, kapkaççılık, zorla para alma, silahlı soygun).
  7. Birini cinsel etkinlikte bulunmaya zorlamıştır.

 

Eşyaları Kırıp Dökme:

 

  1. Ağır zarar vermek amacıyla, bile bile yangın çıkarmıştır.
  2. Başkalarının eşyalarına bile bile zarar vermiştir (yangın çıkararak yapmanın dışında).

 

Dolandırıcılık ya da Hırsızlık:

 

  1. Başkasının evine, yapısına ya da arabasına zorla girmiştir.
  2. Elde etmek, çıkar sağlamak ya da yükümlülüklerinden kaçmak için sıklıkla yalan söyler ( başkalarını “kazıklar”).
  3. Başkaları görmeden, sıradan olmayan nesneleri çalmıştır (örn. mağazalardan aşırma; düzmecilik).

 

Kuralları Büyük Ölçüde Çiğneme:

 

  1. Ana-babasının yasaklarına karşın, on üç yaşından önce başlayarak, sık sık geceyi dışarıda geçirme.
  2. Ana-babasının ya da onların yerini tutan kişilerin evinde yaşarken, en az iki kez gece evden kaçmıştır ya da aradan uzun bir süre geçmeden dönmediği bir kez evden kaçışı olmuştur.
  3. On üç yaşından önce başlayarak, sık sık okuldan kaçmaları olur.

 

  1. Bu davranış bozukluğu, toplumsal, okulla ya da işle ilgili işlevsellikte klinik olarak belirgin bir düşmeye neden olur.
  2. Kişi 18 yaşında ya da daha ileri bir yaşta ise, toplumdışı (anti-sosyal) kişilik bozukluğu için tanı ölçütleri karşılanmamaktadır.

 

Kaynaklar

 

Köroğlu, E. (2014). DMS-5 Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabı, 226-227.

Kültegin, Ö., Eke. Y. C. (2007). “Davranış Sorunları”, 211-214.