Çocuğum Ne Zaman Anaokuluna Başlamalı?

Çocukların anaokuluna başlama yaşı farklı nedenlerden ötürü değişmektedir. Ebeveynlerin her ikisininde çalışıyor olması, çocuğun bakımını üstlenecek yakınların olmayışı, kardeşin veya akran grubunun bulunmayışı , çocuğun gelişim düzeyi veya farklı gereksinimlerinden ötürü aileler çocuklarına anaokuluna başlatmak durumunda kalabilmektedirler.

 

        Uzmanlara göre, çocukların ilk üç yaşını annesi ile geçirmesi gelişimin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından önem taşımaktadır. Ancak yukarıda sözü edilen durumlardan ötürü birçok aile günümüzde çocuklarını 2 yaş itibariyle oyun gruplarının olduğu anaokullarına yazdırmaktadırlar. Ebeveynlerin çoğunlukla merak ettiği ise erken yaşta anaokuluna başlayan çocuklarının bu durumdan olumsuz yönde etkilenip etkilenmeyeceğidir. Bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için; çocuğun okula nasıl başladığı, ne için “şimdi” gideceği, başlarken ailenin nasıl bir hazırlık yaptığı (okul tanımının nasıl yapıldığı, anne ve babanın okulun ilk günü çocukları ile nasıl vedalaştığı, okul sonrası alımların kim tarafından yapıldığı vb. açıklamaların nasıl aktarıldığı) ve okul dışında çocukla geçirilen zamanın “kaliteli” geçirilip geçirilmediği gibi birçok etmene göre çocuğun olumlu ya da olumsuz  yönde etkileneceğini değiştirecektir.

        Bununla birlikte, anne ve babaların çocuklarını anaokuluna başlatma nedenleri veya anaokulundan beklentileri gibi konular da değişkenlik göstermektedir. Kimi ebeveyn anaokulunu, akademik açıdan ön hazırlık olarak değerlendirirken kimi ebeveynler ise çocuğunun kendileri işteyken bakımını üstlenen ya da akranları olmadığından çocuklarının arkadaş edinmeleri için ana okulunu tercih etmektedirler. Ancak anaokulu akademiden ziyade öncelikli hedef olarak çocuğun sosyal- duygusal gelişimi üzerine olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, akademik beceri her daim desteklenebilirken sosyal- duygusal gelişim özel ders alarak ya da ailenin destek almadan çocuğuna vereceği bir durum değildir. Özellikle çocuğun ebeveyninden sağlıklı bir şekilde ayrılmasına, akran grubuyla sağlıklı iletişim kurmasına, okula kurallarını öğrenmesine, akranlarıyla uyum sağlayabilmesine odaklanmalı, daha sonrasında hedef olarak akademik beceriye yönelinmelidir. Tabi bu durum, çocuğun gelişim özelliğine ve gereksinim alanlarına göre değişecektir. Kimi çocuk mizacından ötürü içe dönüktür. Özellikle ailede başka bir çocuk yok ise; çocuğun sessizliği, akranları ile iletişimi, kuralları Nasıl aldığı gibi konular dikkat çekmeyeceğinden aile tarafından olumsuz yönde giden özelliklerin geç fark edilmesine neden olacaktır. Bazen de agresif tavır sergileyen, hiçbir şekilde ebeveynin koyduğu kuralları kabul etmeyen ve yerine kendi kurallarını sergileyen çocuklar için erken yaşta anaokuluna başlatılması sonradan oluşacak sorunları önlemesi bakımından oldukça önem arz etmektedir.

        Anaokulları; çocuğun sosyal duygusal gelişimi açısından bir basamak olduğu gibi öğrenmeye yönelik de çocukta ilgi uyandırması bakımından oldukça önemlidir. Bir tür ilköğretime hazırlık basamağıdır anaokulları. Birinci sınıfa başlarken, çocuğun okuma- yazmayı öğrenebilmeseniz kolaylaştırmaktadır, öz bakım becerilerini  yetişkin olmadığı durumlarda da yerine getirebilmesine yardımcı olmaktadır. Birçok temel bilgilerin verildiği, toplumsal kuralların yerleştirildiği, paylaşımın öğretildiği, kazanmanın da kaybetmenin de öğretildiği kurumlar olması bakımından ebeveynlere oldukça kolaylık sağlamaktadır. Sözü edilen katkıların olmasına rağmen bazı aileler için ana okuluna çocuklarının ne Zaman başlatılması gerektiği soru işareti yaratmaktadır. Bundan ötürü, çocuğunuzun okula hazır olup olmadığını öğrenmek adına uzman desteği almanız kararınızın ne denli doğru olup olmadığı yönünde size yol gösterici olacaktır.